Başlığın kitabın adını yazmaktan öte bir amacı yok, kelime anlamına tam olarak hakim değilim ve bana kitapta ki karakterden ötesini çağrıştır(a)mıyor.

Ve bu isim resmi bulurken farkettiğim üzere ingilizce romanda da aynen kalmış, sanırım kelimenin arapçadan gelmesinden kaynaklı…
Ne ki zahir? google ve ekşi sözlük… bir bütün olmuşlar artık, sözlük yerine google’ı açtığımda farketmeliydim ilk çıkacak sayfanın ekşiye ait olacağını… neyse bu emeğe saygı göstermek ve sözlerine kulak vermek lazım sanırsam;
-sanırım anlamındaki sözcük
-kadıkoy rihtimda minibuslerin girdigi sokaktan dalip saga dondugunuzde karsilasacaginiz asmis sandvic yapan adam. artik ayni yerde bir dukkani da var.
-arapça görünen, varolan, görmezden gelinemeyen anlamında sözcük. jorge luis borges‘in the aleph adlı öykü kitabında yer alan güzel bir öykü. zamanla değişen takıntılara, ya da görmezden gelinmesi imkansız olmaya başlamış şeylere dair fantastik ve postmodern bir anlatı. zahir para olur, arjantinli bir bayan olur, vesaire…
hamiş: popüler yazında şimdi “best-seller” listelerinde yer alan bir kitaba da hem başlık hem de tema açısından esin kaynağı olmuş sanırım. araklamak mı demek lazım bilmiyorum…
-oldukça değişik kullanım alanı olan isim, sıfat….
görünen, âşikâr olan. açık, belli, meydanda olan. * görünüşe göre. * şüphesiz. * suret. dış yüz. görünüş. * anlaşılan. * parlak, parlayan. hüsün ve safvet üzere olan. * engin denizler. * taşkın, coşkun. * semiz, tavlı ve bol olan. *yüksek şeref. * gelişip, etrafa sarılıp sarmaşmış bitki. * kuvvetli deve. * yardımcı, arka çıkan. * geriden gelen kuvvet.
-üçüncü nesil yazar. dört yıldır entry girmiyor ve toplam 10 entry girmiş…
-paulo coelho bu kelimenin tanımını aynı adlı romanında şöyle yapmıştır: arapça “görünmez olamayan, var olan”. bir zamanlar karşılaştığımız bir kişi veya düşünce, başka hiç bir şeye yer vermeyecek biçimde yavaş yavaş bütün düşüncelerimizi kaplar. encyclopedia of the fantastic’e göre bu kişi veya düşünceye zahir deniliyormuş.
işte aradığım…(ekşi’ye bin selam)
-paulo coelho‘nun 2005 yılında dilimize çevrilen kitabı. kitabın en çok aklımda kalan kısmı ray genişliği ile ilgili olan kısmıdır. (bkz: standart ray acikligi)
— spoiler —
’seni kendimden bile daha çok seviyorum.’ eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı.
ünlü, başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı esther bir gün ansızın ortadan kaybolur. esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir? çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan yazar, esther’in en son birlikte görüldüğü kazak genci mikhail’le birlikte fransa’dan ispanya’ya, hırvatistan’dan orta asya steplerine uzanan bir yolculukta bulur kendini. bu büyülü yolculuk giderek bir ‘iç yolculuğa’ dönüşecek, yazar yazgının gücü ve aşkın doğasını yeniden keşfedecek, yaşamına yeni değerler biçecektir… günümüzün en çok okunan yazarlarından paulo coelho, daha önce yayınladığımız simyacı, on bir dakika, veronika ölmek istiyor gibi romanlarından sonra zâhir’de de, okurlarını bir ruh yolculuğuna çıkarıyor. zâhir’i okuduğunuzda, kendinizi daha derinden tanıyacaksınız.
— spoiler —
ooo öteside varmış…
Neyse, ekşiden arak yazılarla blog mu olurmuş, blog dediğin kitaptan arak yazılarla olur;
Simyacı’nın yazarı(Paulo Coelho) olduğu aklımda kalmadan, baktım ve aldım kitabı; isim bir yerden tanıdık geliyordu ve alınması önemsenmesi gerekenler arasındaydı sanki; ve kasadaydım işte… Memnunum, aldığım için değil, yazarına kanmadan alabildiğim için bir kitabı memnunum… Saçma bir sebep kimisi için, beni mutlu ediyor işte. Ooooh, iyki almışım…