Gönderen: devrimgunyel | Şubat 9, 2008

film dedikodusu(closer)

Film eleştirmeni değilim, öyle yorum yapacak filmleri yargılayacak ya da övecek kadar film izlemedim; ya da kaliteli film izlemedim ya da kaliteli ve kalitesiz film arasındaki farkı bilmiyorum…

 

Romantik komediler eğlenceli ama boşturlar değil mi? Peki romantik dramlar var mıdırlar? Eğlencesiz ve dolumudurlar yoksa eğlencesiz ve boşmudurlar? Peki ben neden böyle salak cümleler kurmaya bayılıyorum?(bunu sonra tartışırım artık)

 

Closer; bi Julia Roberts’ı biliyorum sanırım gerisi tanıdık geliyor fakat isimlerini bilmiyorum bakmayacağım da… Oyuncular kısmında ki müzikler yazmamı tetikliyor o yüzden bakmayacağım da belki sonra, ama şimdi değil…

 

Filmin sonunda hayvan kazandı; öyle gibi geldi; karısına orospu gibi davrandığını karısının karısının sevgilisinin hatta kendisinin bile söylediği adam sonunda mutlu oldu. Sanırım doktor olduğu için; olabilir… meslek önemlidir belki onlarda da, o kadar acı çekti adam, o kadar zorluklar yaşadı karısına şunu arzuladım bunu arzuladım dedi, kadın kızdı gitti diğer adamla birlikte oldu ama sonra yine ona döndü, bir de doktor amca çok uğraştı çok ısrar etti, bu mantıklı değil ama, yani ısrarlar hoş olmaz değil mi? Ama ısrarın yanında aşağıladı da hmmm… bu unutulmaması gereken bi ayrıntı sanırım. Filmin sonunda çıkarılan sonuç; aşk nedir? Sonuç bir soru olunca pek hoş olmuyor yani bir sonuca varamamış oluyorsun.. bu dönemde izlenmemesi gereken bir film gibi geldi, hoş olmadı ama izlendi bitti de… pek sevmedim doğrusu ama film hakkında yazmak da istedim, film hakkında yazıyorum değil mi? Julia teyze takdirimi kazanamadı, suratında doğuştan masumluk var ve bu ne yaparsa yapsın ne kadar kötü davranırsa davransın hep “ama o aslında iyi biri…” imajı veriyor, her haltı karıştırıyor, ama… Julia bu filmde kötü biriydi bu filmde ki herkes kötü biriydi ama Julia teyze çok kötü biriydi… Neden? Kötüydü işte. Bütün sorunların kaynağında olan bir insandı değil mi? (böyle film eleştirisi olmamalı ben film eleştirisi yapmıyorum, olay örgüsünü gerçek diye düşünüp dedikodu yapıyorum, bunu unutmayalım lütfen!)

 

Gerçekler böyle değil gibi geliyor bana, ya da ben böyle bir gerçeğin parçası olmak istemiyorum. Acısı daha fazla, daha kişilik yok edici sanki, yani bunca olaydan sonra insan geçmişine bakıp geleceğini nasıl görebilir diyorum, hiçkimse yüzünden değil kendi yüzünden, düşünmek lazım az, acı çeksekte düşünmemiz lazım, düşünelim o zaman…. hmmm… Yapmamalıyız, evet.

 

Bitti film. Müzikler de bitti. Ben de bittim ve ben bir film hakkında dedikodu yaptım belki devamı gelir. Paramparça aşklar ve köpekler, daha az karışıktı sanki, babilde. Bu çok karışıktı çok yordu ama ardında pek birşey bırakmadı, hele yazdıktan sonra iyice silinecek filmin izleri kısa süreli hafızam zaten yeterince kısa, yeterince değil yeterinceden daha kısa…

 

 

Ne dinliyorum : Nurettin Rençber – Ayrılık Vakti
Ne içiyorum : Çay
Ne okuyorum : Che Neden İntihar Etti – Petros Markaris
Ne izliyorum :


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler