Gönderen: devrimgunyel | Haziran 17, 2008

Ahmet Arif

Gülümsemek…

Öyle açız ki içten gülümsemelere; içten… Gülümserken içerimizde fesatlık olmadan, altında farklı anlamlar saklamadan gülümsemek. Engerek ve çiyan olmamak gülümserken…

Güven duygusunu özlemek… Güvenmek; delicesine.. Seviyorum derken sevmek, gülümserken kızmamak, tokum derken yutkunmamak, iki kere düşünmemek…

Yaşamak güzel şey, ümitli şey. Dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek güzel de; birlikte dinlesek şu şarkıyı hepimiz birşeyler bulsak kendimizden ve ardından birbirimizden. Sen beni düşünsen dinlerken, ben seni düşünsem ve sonra diğerlerini düşünsek; havasını soluduğumuz, havamızı soluyan diğerlerini…

Yalın yaşasam, yalın yaşasak… “Kirvem hallarımı aynı böyle yaz..”

Sazın sesi içini okşuyor insanın gecenin bu zamanında; ay İzmir’in üzerinde, ışıklar yanıp sönüyor gibi; sarı, mavi, kırmızı.. Aklımda Bingöl’ün havası, burnumda kokusu, göz kapakları birbirine kavuştuğunda önümde… Gülümsetiyor… “..rivayet sanılır belki.”

“Kalmışım bir başıma.. bir başıma ve uzak.”

Sonra kalem yazmaz bir nice sevda…

Nolur gel.. Etme gel… Ay karanlık

Payı yok apansız inen akşamın

Üşüyorum

Kapama gözlerini

Zulamdaki mahsun resim

hadi gel


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler